Bir varmış bir yokmuş…Köyün ulu ulu ağaçların tepesinde, çok gürültücü bir baykuş yaşarmış. Bu baykuş sabah akşam hiç durmadan ötermiş. Gece demez gündüz demez köye gelenlere hayat hikayesini anlatır, şarkı söyler, türlü oyunlar yaparmış. Bu artık öyle bir hal almış ki herkes rahatsız olmaya başlamış. Köyün sakini hayvanlar, önce tatlı dille baykuşu uyarmışlar. Baykuş, köydeki hiçbir hayvan dostunu dinlemezmiş.
Günler böyle geçerken baykuş her geçen gün daha da yüksek sesle konuşmaya, gece-gündüz herkesi rahatsız etmeye devam etmiş. Köye yeni gelenler baykuşu oldukça tatlı dilli biri olarak tanırken tekrar geldiklerinde ne kadar geveze olduğunu anlayıp ondan uzaklaşmışlar. Köyün sakinleri de yavaş yavaş baykuşla dostluklarını bitirmeye başlamışlar. Tam uykuya daldıkları sırada, baykuş tüm sesiyle bağırarak şarkı söylemeye başlarmış. Bu da sabah işe gidecek olan hayvanların oldukça canını sıkarmış.
Köy halkı toplanıp bu konuda ne yapacaklarını kararlaştırmayı düşünmüşler. Hepsi birlikte baykuşun evine gitmişler. Sabahlara kadar bağıran baykuş elbette öğlene kadar uyurmuş. Kapıyı çaldıklarında baykuş, uykulu gözlerle gelen köy halkına bakmış. Neden geldiklerini anlamlandıramamış.
Köy halkı bütün şikayetlerini dile getirip belli bir saatten sonra gürültü yapmaması gerektiğini söylemişler. Sert bir dille baykuşu uyardıkları için baykuş bir hayli de korkmuş. Ona zarar verebileceklerini düşünmüş. Köy halkı da ona kesinlikle zarar vermeyeceklerini, yalnızca güzelce konuşmak istediklerini anlatmış.
Baykuş bu konuda çok rahatlamış. Bu zamana kadar bencillik yaptığı için çok üzgün olduğunu söylemiş can dostlarına. Şarkı söylemeyi, yanına gelenlerle konuşmayı çok sevdiği için, bu kadar uyarıya rağmen onları dinlememesi adına hepsinden özür dilemiş. Bir daha bunu tekrarlamayacağını sözlerine eklemiş. Köy halkı baykuşa inanarak evinden ayrılmış.
Akşam olduğunda baykuşun canı yine şarkı söylemek istiyormuş. Kısık sesle söylese köy halkının rahatsız olup olmayacağını düşünmeye başlamış. Tam o sırada bütün köy halkı baykuşun etrafına toplanmış. Baykuş, dostlarının geldiğini görünce çok sevinmiş. Birlikte baykuşun en sevdiği şarkıları söyleyip eğlenmişler. Böylece baykuş kimseyi rahatsız etmeden şarkılarını söyleyebilmiş. Aynı zamanda tüm köy halkıyla birlikte eğlenmiş. Bundan sonra ne zaman isterlerse birlikte bağıra bağıra şarkı söylemişler.